Sayın Başbakan, bir zamanlar, “Evet, Türkiye’yi pazarlıyorum. Ekonomik metaların pazarlanması gibi, siyasî, sosyal olayların, ülkelerin de pazarlaması vardır.” demişti de “ülkeyi satıyor” yollu kıyametler kopmuştu. Şimdi yine ses getirecek bir tonla, bir takım çevrelere hitaben, “Türkiye’yi pazarlamak ne demek, anlamazlar, bilmezler. Git, marketing oku, anla!” dedi.
Başbakanın, sözlerine ve davranışlarına yansıyan Pazarlama Zekâsı, pazarlama akademisyenlerinin derin değerlendirmelerini bekliyor. Obama'nın pazarlama zekası ve pazarlama ekibi ile karşılaştırıldığında kimbilir ne gibi sonuçlarla karşılaşılır.
Pazarlama zekâsı bir açıdan işletmecilik okullarında öğretilenler üzerinden değerlenebilir. Kitapların yazdıklarını kişinin, firmanın, markanın ne derecede yerli yerinde ve ne derece eksiksiz yerine getirdiği ölçülerek ortaya bir pazarlama zekası katsayısı çıkarılabilir.
Çok çok öz olarak pazarlama der ki:
1. Her nerede insan varsa orada bir müşteri ve bir pazar, bir alışveriş vardır. Dünya müşterilerden oluşur. Her iş müşteriyle başlar. Müşteri yoksa iş yoktur. Müşterisini tanımayanın zekâsı kıttır.
2. Müşteri özgürdür. Duygusaldır, rasyonel değildir. Kendisi için neyin iyi olduğuna o karar verir. İşin sahibi de, asıl patronu da odur. Onu memnun edemeyen, onu takmayan, ona tepeden bakanın zekâsı kıttır.
3. Her türlü alışverişte, hep alan, kazanan olmak mümkün değildir. Mühim olan vererek kazanmaktır. Hesabını bilmeyenin, basiretsiz tüccarın, hırsı çok alanın zekâsı kıttır.
4. Müşterinin işini görmek için paydaşlarla dayanışmak, işbirliği yapmak gerekir. Paydaşlarını tanımayan, onlarla paylaşamayanın zekâsı kıttır.
5. Müşteriler dâhil paydaşlar, güçlü bir liderlik ister. Farklılık, yenilik, dinamizm, değişme arzusu, eskinin usullerinden kurtulma çabası liderliği pekiştirir. Risk almadan liderliğe soyunanın zekâsı kıttır.
6. Rekabet rakiplerle kapışarak değil, müşteri karşısında rakipsiz kalınarak aşılır. Rekabeti kendi düzlemine çekemeyen, rakibiyle aynı sahada, aynı oyunla yarışmaya kalkışanın zekâsı kıttır.
7. Pazarlama başka şeyler de der, ancak yer kıttır.
Haa, bir de “Belaltı Pazarlama Zekâsı” vardır ki, gizli açık ajanlarla, içeriden satınalmalarla, çirkeflikle sonuç almaya bakan, bu güzel ülkeyi hedef seçip, belden aşağı oyunlarla içeriden ve dışarıdan memleketi satınalmaya kalkanlar karşısında Başbakan'ın göstereceği performansı milletçe merakla bekliyor, kendisine kolaylıklar diliyoruz.
Bu metin Prof. Dr. İsmail Kaya, grafik FriendFeed kullanıcısı Ömer Ekinci' den alınmıştır.
1 yorum:
Merakla beklenmesi gereken esas konu Yüce Türk Adaletinin ne gibi tavır sergileyeceği olmalı ki; Adalet'in : İyi ve doğru olma sanatı olan Hukuk'un egemenliğini görelim. Yimpaş davasına verildiği gibi 2 sene hapis ve 10 bin YTL ceza verilirse satacak başka yer kalmayınca ne yapılacağını gelecek nesiller de tetkik edebilsin.
Yorum Gönder