marketing etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
marketing etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2008 Çarşamba

Reyting'de yetki kime veriliyor?

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Teşkilat Kanunu'na eklenen bir maddeyle reyting ölçümleri yapacak şirketleri belirleme ve bu şirketleri denetleme yetkisi RTÜK'e veriliyor.

Hükümet, televizyon reytingleri ve buna bağlı olarak 2 milyar dolarlık reklam pastasından kimlerin daha büyük pay alacağına ilişkin tartışmalara son noktayı koyuyor. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Teşkilat Kanunu'na eklenen bir maddeyle reyting ölçümleri yapacak şirketleri belirleme yetkisi RTÜK'e veriliyor. Düzenlemeye göre, ölçümleri birden çok kuruluş yapabilecek. RTÜK üyesi CHP'li Şaban Sevinç, düzenlemenin taslağa girdiğini söyledi.
Reyting ölçümleri konusunda yaşanan tartışmanın ardından başlatılan yasal düzenleme netlik kazandı. Başbakanlık ve RTÜK'ün hazırladığı RTÜK Teşkilat Yasası'nda Değişiklik Öngören Yasa Tasarı Taslağı'na yapılan bir ekleme ile RTÜK'e izleme ve değerlendirme ölçümlerini yapacak şirketlere izin ve denetim yetkisi verildi.
Taslakta, RTÜK'ün görevleri arasına, "Radyo televizyonlar ve reklamcıların kullandıkları anlık izleme ve değerlendirme, dinleme oranlarını veren ölçümleri yapacak şirketlerin izin şartlarını belirlemek, faaliyet izni vermek ve ölçümlerin denetimini yapmak" hükmü eklendi.

Sistem nasıl işliyor?
Şu anda televizyonların izlenme oranlarının ölçümünü AGB adlı şirket yapıyor. Ölçüm şirketi önce saha araştırması yaparak sisteme bağlı çalışacak denekleri belirliyor. Daha sonra deneklerin bulunduğu hanelerdeki alıcılara ‘peoplemeter' denilen ölçüm cihazları yerleştiriliyor.
Ev halkına uzaktan kumandaya benzer bir alet veriliyor. Hanenin içindeki herkesin belli bir kodu var. Örneğin 16 yaşındaki genç, ekran başına geçtiğinde kendi kodunu giriyor.
Bu veriler her gün düzenli olarak merkeze iletiliyor. Bu veriler daha sonra özel bir bilgisayar sistemiyle derlenerek rapora dönüştürülüyor ve abonelere gönderiliyor. Veriler, şirketlerin hangi televizyonlara ne kadar reklam verecekleri konusunda belirleyici oluyor. Ölçüm şirketini TİAK denilen Televizyon İzleme ve Araştırma Komitesi denetliyor. Bu komite, basın kuruluşları, Reklam Verenler Derneği, Uluslararası Reklamcılık Derneği temsilcilerinden oluşuyor.

Ölçümleri birkaç şirket yapacak
Yeni düzenlemeyle, ölçümlerin tek bir şirket tarafından yapılması yerine bu alanda birkaç şirket olması ve bu şirketlerin RTÜK denetimine girmesi amaçlanıyor. Yine deneklerin belirlenmesi de belirli ilkeler çerçevesinde gerçekleştirilebilecek. RTÜK'ten sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın, "Çalışmalar sürüyor" dedi. Sevinç ise, "Hükümete gönderilen son taslakta, reyting ölçüm şirketlerine verilecek izin ve denetim yetkisinin RTÜK'te olmasına ilişkin yeni ek düzenleme yapıldı" diye konuştu.

Kaynak: Milliyet, Marketing Türkiye

30 Kasım 2008 Pazar

Git Marketing oku!

Sayın Başbakan, bir zamanlar, “Evet, Türkiye’yi pazarlıyorum. Ekonomik metaların pazarlanması gibi, siyasî, sosyal olayların, ülkelerin de pazarlaması vardır.” demişti de “ülkeyi satıyor” yollu kıyametler kopmuştu.

Şimdi yine ses getirecek bir tonla, bir takım çevrelere hitaben, “Türkiye’yi pazarlamak ne demek, anlamazlar, bilmezler. Git, marketing oku, anla!” dedi.

Başbakanın, sözlerine ve davranışlarına yansıyan Pazarlama Zekâsı, pazarlama akademisyenlerinin derin değerlendirmelerini bekliyor. Obama'nın pazarlama zekası ve pazarlama ekibi ile karşılaştırıldığında kimbilir ne gibi sonuçlarla karşılaşılır.

Pazarlama zekâsı bir açıdan işletmecilik okullarında öğretilenler üzerinden değerlenebilir. Kitapların yazdıklarını kişinin, firmanın, markanın ne derecede yerli yerinde ve ne derece eksiksiz yerine getirdiği ölçülerek ortaya bir pazarlama zekası katsayısı çıkarılabilir.

Çok çok öz olarak pazarlama der ki:

1. Her nerede insan varsa orada bir müşteri ve bir pazar, bir alışveriş vardır. Dünya müşterilerden oluşur. Her iş müşteriyle başlar. Müşteri yoksa iş yoktur. Müşterisini tanımayanın zekâsı kıttır.

2. Müşteri özgürdür. Duygusaldır, rasyonel değildir. Kendisi için neyin iyi olduğuna o karar verir. İşin sahibi de, asıl patronu da odur. Onu memnun edemeyen, onu takmayan, ona tepeden bakanın zekâsı kıttır.

3. Her türlü alışverişte, hep alan, kazanan olmak mümkün değildir. Mühim olan vererek kazanmaktır. Hesabını bilmeyenin, basiretsiz tüccarın, hırsı çok alanın zekâsı kıttır.

4. Müşterinin işini görmek için paydaşlarla dayanışmak, işbirliği yapmak gerekir. Paydaşlarını tanımayan, onlarla paylaşamayanın zekâsı kıttır.

5. Müşteriler dâhil paydaşlar, güçlü bir liderlik ister. Farklılık, yenilik, dinamizm, değişme arzusu, eskinin usullerinden kurtulma çabası liderliği pekiştirir. Risk almadan liderliğe soyunanın zekâsı kıttır.

6. Rekabet rakiplerle kapışarak değil, müşteri karşısında rakipsiz kalınarak aşılır. Rekabeti kendi düzlemine çekemeyen, rakibiyle aynı sahada, aynı oyunla yarışmaya kalkışanın zekâsı kıttır.

7. Pazarlama başka şeyler de der, ancak yer kıttır.

Haa, bir de “Belaltı Pazarlama Zekâsı” vardır ki, gizli açık ajanlarla, içeriden satınalmalarla, çirkeflikle sonuç almaya bakan, bu güzel ülkeyi hedef seçip, belden aşağı oyunlarla içeriden ve dışarıdan memleketi satınalmaya kalkanlar karşısında Başbakan'ın göstereceği performansı milletçe merakla bekliyor, kendisine kolaylıklar diliyoruz.

Bu metin Prof. Dr. İsmail Kaya, grafik FriendFeed kullanıcısı Ömer Ekinci' den alınmıştır.